Anasayfa  |  Favorilerime Ekle  |  Hakkımızda  | İletişim  |  Reklam Bugün:   
Aktif Ziyaretçi: 41  
Taksonomi
Virüsler
Bakteriler
Mavi-Yeşil Algler
Protistalar
Mantarlar
Bitkiler
   Çiçeksiz Bitkiler
   Çiçekli Bitkiler
Hayvanlar
   Süngerler
   Sölentereler
   Yumuşakçalarlar
   Solucanlar
   Eklembacaklılar
   Derisidikenliler
   Balıklar
   Kurbağalar
   Sürüngenler
   Kuşlar
   Memeliler
Genetik
Ziraat
Ekoloji
Biyoteknoloji
Komikler
Kitaplık
Bulmaca
EBA
Üniversite Adresleri
Karasu Rehberi
Dost Siteler
Şifalı Bitkiler
Besinler ve Beslenme
Hastalıklar
Vücudumuz
Vücudumuzdaki Sistemler
Anatomi Atlası
Anatomi Levhaları
biyolojiterimleri.com

 » BÖBREK TAŞLARI
Alerji
  Kısaca Boşaltım Sistemi

  Üriner sistem, böbrekler, ureterler, mesane ve uretradan oluşmuştur. Böbrekler, fasulye şeklinde organlar olup, kaburgaların hemen altında ve belkemiğinin her iki yanında yer alır. Bu organların asıl görevi, vücuttaki fazla suyu ve artık maddeleri idrar şeklinde dışarı atmaktır. Bu işlevi sonucunda, kandaki bazı dengeleri sabit şekilde tutmayı sağlarlar. Böbrekle mesane arasında yer alan ve idrarı mesaneye taşıyan tüp şeklindeki organlara da "üreter" denir. Yaklaşık 22-25 cm uzunluğundadır. Mesane ise karnın alt kısmında yer alır ve idrarın depolanmasına yarar. Tıpkı bir balon gibi elastikliği sayesinde genişleyerek bu işlevini yerine getirir. Burada depolanan idrar, "uretra yolu" ile vücut dışına atılır.

  Böbrek Taşları Nasıl Oluşur?

  Esas olarak böbrek taşı, idrar içinde çöken kristallerin böbrek iç yüzeyine tutunmasından ve birikmesinden oluşur. Normalde idrar içinde bu kristalleşmeyi ve çökmeyi engelleyen ve "inhibitör" denilen maddeler vardır. Bu inhibitörler, her insanda yeterli miktarda olmayabilir ve bu da taş oluşumuna yol açar.

  Diğer bir neden ise idrarın asidik veya bazik oluşudur. Eğer oluşan bu kristaller ve kumlar, yeteri kadar küçükse, idrar yollarına takılmadan ve de herhangi bir probleme yol açmadan düşerler.

  Böbrek Taşlarının Yapısı

  Böbrek taşları, kimyasal yapıları bakımından birçok maddenin kombinasyonundan oluşmuştur. En çok görülen taş tipi, kalsiyum içeren ve fosfat veya oksalat kombinasyonlu taşlardır. Bu maddeler, bir insanın normal günlük gıdalarında mutlaka bulunurlar. Ayrıca kemik ve kas yapılarının önemli yapı taşlarıdırlar.

  "Ürolithiasis" tibbi bir terim olup, üriner sistemin herhangi bir yerinde taş olduğunu ifade etmek için kullanılır. Diğer terimler olan idrar yolları taşı ve "nefrolithiasis" aynı amaç için kullanılır. Doktorlar bu terimleri, genellikle taşın yerini tanımlamak için kullanırlar.

  Böbrek taşları ile safra kesesi taşlarının bir bağlantısı ve ilgisi yoktur. Bunlar vücudun farklı sistemlerinde oluşmuş taşlardır. Net olarak bilinmeyen bazı sebeplerden dolayı Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer gelişmiş ülkelerde, son 20 yıldır taş hastaları sayısında artış vardır.

  Hastalar, tipik olarak taşın olduğu tarafta sırtta veya karnın alt kısmında keskin, kramp tarzında gelip giden ağrılar duyarlar. Bazen bu yakınmalara bulantı ve kusma eşlik eder. Daha sonra ağrı, kasık bölgesine doğru yayılır. Eğer taş düşemeyecek kadar büyükse, idrar yolunun herhangi bir kesiminde takılır ve yerine göre farklı yakınmalara sebep olurlar. Mesaneye çok yaklaşmış taşlarda, hastalar, sık idrara çıkma, idrarda yanma hissi duyarlar. Bu daha çok irritasyona bağlı olduğu için bekledikleri kadar idrar yapamazlar. İdrar yaparken çok fazla ağrı ve yanma hissederler. Yine taşların idrar yollarını irrite etmesi sonucu idrarda kanama görülür. Ancak bu hiçbir zaman önemli bir kanama olamaz. Bu belirtilerle birlikte ateş de varsa, bu da infeksiyon belirtisidir. Bu durumda acilen doktorla irtibat kurmak gerekir. Bazen, "sessiz" denilen, yakınmaya sebep olmayan taşlar, genel sağlık kontrolleri sırasında tesadüfen saptanır.

  Taş oluşumunu engellemek için yapılması en kolay şey, bol miktarda su içmek ve bunu alışkanlık haline getirmektir. Devamlı taş üreten hastalar, günde en az iki litre idrar çıkartacak kadar su içmelidirler. İdrarlarında fazla miktarda kalsiyum ve oksalat atılan hastalarda, bu maddeleri içeren gıdaları daha az tüketmelidirler. Bazı kimseler fazla miktarda kalsiyumlu gıdalar almamalarına rağmen idrarlarında kalsiyum miktarı fazla çıkar. Yine kalsiyum içeren antiasitlerden (mide asidini azaltan) ve aşırı D vitamini alınmamalıdır.

  Extracorporeal shockwave lithotripsy (ESWL), üriner sistem taşlarının tedavisinde en sık ve güvenle kullanılan tedavi yöntemidir. ESWL cihazları, vucut dışında oluşturulan ve vucuda gönderilen şok dalgalarının taşa çarparak onu kırması esasına dayanarak çalışırlar. Burada taşlar, kum taneleri gibi parçalanırlar ve idrarla kolaylıkla atılabilecek hale gelirler.


Ana Menü



www.BiyolojiDunyasi.com  © 2004-2016 Her hakkı saklıdır. Sponsored by:Markum.net  sitemap Dost Site Ekle  |  Reklam  |  İletişim





ip adresi