Anasayfa  |  Favorilerime Ekle  |  Hakkımızda  | İletişim  |  Site HaritasıReklam Bugün:   
Aktif Ziyaretçi: 1  
Taksonomi
Virüsler
Bakteriler
Mavi-Yeşil Algler
Protistalar
Mantarlar
Bitkiler
   Çiçeksiz Bitkiler
   Çiçekli Bitkiler
Hayvanlar
   Süngerler
   Sölentereler
   Yumuşakçalarlar
   Solucanlar
   Eklembacaklılar
   Derisidikenliler
   Balıklar
   Kurbağalar
   Sürüngenler
   Kuşlar
   Memeliler
Genetik
Ziraat
Ekoloji
Biyoteknoloji
Komikler
Kitaplık
Bulmaca
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversite Adresleri
Dost Siteler
Şifalı Bitkiler
Besinler ve Beslenme
Hastalıklar
Vücudumuz
Vücudumuzdaki Sistemler
Anatomi Atlası
Anatomi Levhaları

 » BALIKLAR


 » Balık Bakımı ve Sağlığı

  Akvaryum ve Malzemelerinin Seçimi

  Evimizde akvaryumumuzu koymak için ayırabildiğimiz en geniş bölümü tespit edip,yine akvaryumumuz için ayırabildiğimiz en fazla bütçeyle, pürüzsüz ve problemsiz bir akvaryum seçmeliyiz. Akvaryumumuzdaki olası pürüz,çizik vb. defolar, ilerleyen dönemde bu boşluklara parazitlerin yerleşmesini ve üremesini sağlar... 60cm'lik bir akvaryum satın aldığımızı düşünerek,şimdi de buna uygun malzeme seçeceğiz. İlk önce Akvaryum suyumuzun temizliğini ve oksijen dengesini oluşturacak bir Filtre ve Hava Motoru alacağız. Filtreler standart olarak içi süngerli,bir hava üfleme borusu ve havayı dışarıdan alan kısa bir hortumu olan, mıknatıslı pervanesiyle bu motoru çalıştıran basit bir sistemden oluşur.Bu basit sistemde çalışan uygun boyutlardaki herhangi bir Filtre,bizim akvaryumumuzun boyutları için uygundur. Yapacağımız şey belli aralıklarla Filtre süngerini ve pervanesini yıkayarak temizlemek olacaktır. Filtrelerin,daha profesyonel kullanımında Dış Filtre ve Dip Filtresi gibi uzun aralıklarla temizlenen ve akvaryum içinde yer tutmayan çeşitleri de mevcuttur. Hava motorları daha çok dekoratif olarak kullanılsa da, bu dinlendirici görünümü sağlamasının yanı sıra Akvaryumumuza sağlayacağımız 'daha fazla oksijen' bizim için çok daha önemlidir. Oksijen almasını sağladığımız balıklarımızın gerekli sabit ısıda yaşaması için ısıtıcı alamaya geldi sıra... Alacağımız ısıtıcı,mümkünse kendinden termostatlı ve profesyonel bir ısıtıcı olmalıdır. Elektrikli akvaryum malzemeleri içinde tehlike yaratabilecek en önemli malzeme olan basit ısıtıcıların camları çatlayabilir yada ısı dengeleri birden artarak balıklarınıza zarar verebilir...


  Akvaryumumuzdaki doğal dengeyi tam anlamıyla kurabilmek için almamız gereken fakat bizlerin çok da önemsemediği şey,Bitkilerdir.Bitkiler suyun dengesinde,oksijen oluşumunda , küçük ve korunması gereken balıkların saklanması için doğal ortamın sağlanmasında son derece büyük önem taşır. Yine bu ortamın dengesi için hazırladığımız tatlı su akvaryumunda Bataklık odunu dediğimiz Kütük olarak satılan odunlar da çok faydalıdır.Bunlar bizim doğadan toplayabileceğimiz odunlar değildir, lütfen dikkat edelim. akvaryumumuza dışarıdan ekleyeceğimiz herhangi yabancı bir şey suyun dengesini altüst edebilir! Balıklarımızın ve bitkilerimizin sağlıklı gelişimi için ışıklandırma da çok önemlidir. Herhangi bir ışık kaynağı yerine,bu amaç için satılan Gro-lux florasan lambalar ideal seçim olacaktır. Bitkilerin yerleştirilmesi ve yine doğal ortamın sağlanması için zemine serilecek kumun alınmasıyla,akvaryumumuzun kurulması için gereken tüm ekipman sağlamış olacağız...

  Akvaryum Düzenlenmesi
  Balıklarımızı çok sonra yerleştireceğimiz ve ilaç kullanacağımız için,Akvaryumumuza çeşme duyu koyabiliriz. Bunun dışında isteyenler içme suyu da kullanabilirler fakat yapacağımız işlemler değişmeyecektir.

  Öncelikle akvaryumun temiz olduğundan emin olmalıyız ve temizlik yaparken kesinlikle deterjan ve diğer temizleyiciler kullanılmamalı,sadece kaya tuzu ile dezenfekte edilmelidir!

  Akvaryuma su doldurduktan sonra yerini değiştiremeyeceğimiz için bu seçim önceden ve direk güneş ışığı almayan bir yer olarak yapılmalıdır.

  Uygun miktarda su koyduktan sonra, (akvaryuma koyulacak diğer ekipmanın kaplayacağı yer hesaplanarak) iyice temizlendiğinden emin olduğumuz akan su altında yıkanmış olan zemin kumumuzun, bitki köklerini kapatacak miktarda yerleştirilmesine başlayalım.. Kum'un sudan önce koyulmamasının sebebi,akan suyun,yerleştirdiğimiz kumu dalgalandırarak bulandırması ve şeklinin bozulmaması içindir.

  Kumun istediğimiz şekilde biçimlendirilmesinden sonra yapacağımız şey akvaryumun aldığı lt.'ye uygun ilaçlama yapmaktır.Litre hesabı,akvaryum boyutlarının birbiriyle çarpılmasından elde edilir.Örnek:60cm(uzunluk)X 30cm(yükseklik)X25cm(derinlik) birbiriyle çarpılınca elde edilen 45 rakamı bizim akvaryumumuzun 45 lt.su aldığını gösterir. Buna göre yapacağımız ilaçlama için uygun miktarda dezenfekten ve su dengeleyiciyi ekleyerek 3-4 saat kadar suyu dinlendireceğiz. Bu sırada ısıtıcımızı çalıştırabilir ve bitkilerin yerleştirilmesi için gereken ısıyı hazırlamış oluruz.*(24-26 derece)

  Suyun dinlenmesinden sonra,bitkilerin ekilmesi ve filtrenin çalıştırılması ile istenilen ideal suyumuzun oturması için 3 günlük bir bekleme sürecine geçebiliriz... Bu süreç sabırla bekleyebilenler için 1 hafta olabilirse çok daha ideal olacaktır!

  Balıkların Seçimi ve Yerleştirilmesi
  Balıklar, yerli üretim değilse genellikle Singapur vb.uzak ülkelerden uzun bir yolculuk ile geldikleri için oldukça yıpranırlar. Balıkların bu yolculuk sırasında anestezi ile uyutulduklarını ve size ulaşana kadar en az 2-3 değişik su ve ortamda beklediklerini, ayrıca farklı farklı yerlerden gelmiş balıklarla aynı ortamı paylaştıklarını bilmeniz,olası kayıplar ve hastalıklara üzülmemeniz için önemli bir bilgi olacaktır! Tropikal balıklardan oluşan bir akvaryum hazırlayacağımız için "hangi balık hangi balıkla yaşar?" konusunda bilgi sahibi olmamız gerekir.Hemen her akvaryumcuda bulunan bilinen uygun türlerden bazıları;

  Lepistes:Çok doğurgan bir balıktır,erkeklerindeki alımlı renkler akvaryumunuzu neşelendirecektir. Beyaz Benek hastalığına olan yatkınlığı bilinmelidir.

  Platy:Canlı doğuranlardan olup kırmızı ağırlıklı canlı renkleri nedeniyle tercih edeceğimiz balıklardır. Dayanıklı ve barışçıl balıklardır.

  Kılıçkuyruk:lımlı erkekleriyle akvaryumumuz için uygun olan Kılıçkuyruklar da canlı doğuranlar sınıfındandır.Diğer balıklara rağmen daha sert ama saldırgan değildir. Akvaryumdan zıplamalarına karşı dikkatli olunmalıdır.

  Neon:Son derece şık görünümleri ve grup halinde dolaşmalarıyla akvaryumumuz sağlayacakları ışıltı onlar için olmazsa-olmaz dememizi sağlayacaktır. Neon sayısı bu grup görünümünün sağlanması açısından diğer balıklardan fazla olmalıdır.

  Black Molly:Siyah rengi ile, akvaryumumuza belirgin farklı bir canlılık getirecek olan Black Molly'ler da canlı doğurur.

  Çöpçü:Dip balıkları olarak bilinen Çöpçü balıklarının bir çok türü vardır,bunların hepsi,diğer balıklarla uyumlu olarak yaşarlar. Zemindeki yem artıklarının temizlenmesi için büyük fayda sağlarlar.

  Vatoz:Diğer balıklardan apayrı, kendi dünyasında yaşarmışçasına tek başına dolaşması ve kemiksi sert derisi ile ilginç bir görünümdedirler. Camların ve akvaryum içindeki malzemelerin temizliğini de o'na bırakacağız..

  45 lt. olarak tespit ettiğimiz akvaryumumuza maksimum 80 tropikal balık koyabiliriz. İstediğimiz miktarda balığı seçtikten sonra sıra yerleştirmeye geldi. Poşette olan balıkları o şekilde akvaryumun içine bırakarak ikisinin ısısının aynı olmasını sağlayacağız. Burada eğer imkanınız varsa, bir karantina akvaryumuna sahip olmalı, balıklar ısısı arttırılmış ve ilaçlı bu suda bekletildikten sonra akvaryuma konulmalıdır.

  Daha sonra torba dikkatle açılarak balıklar tek tek akvaryuma bırakılmalı ve izlenmelidir. Sağlıklı bir balık,yüzmekte zorlanmamalı,hareketli olmalı ,sabit bir yerde durmadan dengeli yüzmeli ve rahat solunum yapıyor olmalıdır.

  İlk kuruluştan sonraki aydan itibaren,suyun 1/3ünün düzenli olarak ayda 1 defa değiştirilmesi gerekir. Filtre temizliği ise, motordan hava çıkışının azalmasıyla hatta henüz bu olmadan yapılmalı,sünger sadece duru suyla yıkanmalıdır. Her su tazelenmesinde akvaryum tekrar ilaçlanmalı ve dezenfekte edilmelidir. Camda oluşan tortu ve yosunlar mıknatıslı temizleyicilerle,dipte oluşan fazla artıklar ise bir hortum yardımıyla çekilerek alınmalıdır. Bu bahsettiğimiz işlemler düzenli olarak yapıldığı sürece,akvaryumunuzdaki suyun tamamının değiştirilmesi hiçbir zaman gerekmez,ayrıca su dengesinin baştan oluşturulması gerektiğinden sağlıklı da değildir. Bu işlem için,uzun bir süre geçeceğinden,balıkların muhafazası çok zor olacaktır.

  Balık Bakımı
  • Akvaryum balık cinsine göre yeterli büyüklükte olmalı ve hiçbir balık kavanozlarda beslenmemelidir.
  • Balıklara günde 2 veya 3 kez birkaç dakika içinde bitirebilecekleri kadar yem verilebilir. Fazla yemlemek hem balıklar için sağlıksızdır, hem de akvaryumunuzun çabuk kirlenmesine ve yosunlanmasına yol açar.
  • Filtre motor sistemi akvaryuma uygun özelliklerde olmalı, ısısı daima aynı düzeyde tutulmalıdır. Balıklar ısı değişikliklerinden olumsuz etkilenirler.
  • Ortama, oksijen ve doğal yem özelliği sağlayan canlı bitkiler konmalıdır. Dekorasyon için güvenliği sağlamak amacıyla, girintili çıkıntılı malzemeler tercih edilmelidir.
  • Balıklarda paraziti önlemek için düzenli olarak ilaçlama yapılmalıdır. Hastalıklardan korunmak için tuzlama yapıp, yabancı yerlerden balık satın almamaya özen gösterilmelidir. Mümkünse bütün balıklar aynı yerden alınmalıdır.
  • Biriken artık maddelerin kısmen atılması ve eksilen minerallerin tamamlanması açısından 1/3 oranındaki düzenli su değişimleri çok önemlidir. Bir akvaryum hortumu aracılığıyla akvaryumunuzun suyunun 1/3'ünü boşaltıp, yerine dolduracağınız, temiz bir kapta üzeri açık dinlenmiş suya, balık sağlığını tehdit eden klor ve ağır metalleri nötralize etmek için iyi bir su hazırlayıcı preparat eklemek gerekir.
  • Büyük akvaryumlarda düzenli su değişimleri ayda bir de yapılabilir. Önemli olan, su değişimlerini belirlenmiş periyoda göre düzenli bir şekilde yapmaktır. Akvaryumunuzun boyutlarına göre seçeceğiniz iyi bir filtre ile,suyun tamamını değiştirmeye hiç bir zaman gerek duymazsınız. Aslında genel doğru da budur.

  Günlük Bakım
  Sabah ışıklar açıldıktan 15-20 dk sonra balıklar kendine gelir. Bizim de kendimize sormamız gereken sorular şunlardır:
  • Renklerinde veya vücutlarında bir anormallik var mı?
  • Hırpalanmış bir balık var mı?
  • Dışkıları normal mi?
  • Solungaçların ikisi de düzgün mü çalışmakta?
  • Üreme durumunda olan var mı?
  • Hepsi, rahat şekilde yem yiyebiliyor mu?
  • Diğerlerini rahatsız eden bir balık var mı?
  • Suyun ısısı ne durumda?
  • Filtreler ve hava motorları çalışıyor mu?

  Maddeler halinde yazılınca çok fazla iş varmış gibi görünse de aslında bu maddeleri kontrol etmek 1-2 dk. dan fazla sürmez. Bu faktörleri kontrol ettikten sonra balıkların yemlerini verip işe gideriz. Akşam geldiğimizde aynı durumları tekrar gözden geçiririz ve bir yemleme daha yaparız.

  Sabahları yemlemeleri yapmadan önce ışıkları açıp balıklara uyanmaları için en az 15 dk. vermek gerekir.

  Gece ise yedikleri yemleri sindirebilmeleri için ışıkları kapamadan en az 3 saat önce yemlemeyi yapıp daha sonra yem vermemeliyiz. Ayrıca ışıklandırma sisteminin açık olduğu saatleri ne kadar düzenli tutarsak balıklar için o kadar faydalı olur. Çünkü balıklarında bir “BİYORİTİM” leri vardır ve bunun düzenli olması sağlıkları açısından önemlidir.

  Balık Sağlığı
  Tüm canlıların sağlığı,çevresindeki yaşam koşullarının sağlıklı olmasıyla orantılıdır.Ancak;balıklar kendi yaşam koşullarının tercihini hiçbir şekilde yapamadıkları için Tüm sağlıkları sizin yapacağınız seçimlere bağlıdır.

  Balık hastalıklarını önlemek için,balıklarınızı hep aynı yerden almaya,balık kepçenizi dezenfekte etmeye, su kimyasının doğruluğuna dikkat edip ve filtre sisteminin bakımını düzenli olarak yapın.

  Bilmelisiniz ki iyileşmesi çok kolay olabilecek küçük bir enfeksiyon bile,geç fark edildiği yada fark edilmediğinde balıklarınızın kaybedilmesine neden olabilir. "Yeni balık aldım ve eski balıklarımın da hepsi öldü" yada "aldığım balık daha 1 saat geçmeden öldü" gibi sık yaşanan durumlarda su kimyası,balığın ortam değişindeki fizyolojik değişimleri ve gözle görülemeyen bakteriler önem taşır. Sizler sadece gereken ilgi ve dikkatle yapabildiklerinizle bu kayıpları en aza indirmeye çalışmalısınız.

  İthali yapılan yada üreticiden toptancıya gelen balıklar,son satıcıya gelene kadar su ısısında değişim,çok sayıda balığın dışkılarıyla suyu yıpratması,kimi zaman anestezi altında nakledilmeleri neticesinde yıpranma ,stres,uyanamama ve hastalık bulaşması gibi olağan sonuçlar yaşarlar. Balık alırken bunları bilerek hareket ederseniz yapacağınız koruma ve bakım çok daha bilinçli olacaktır. Tüm akvaryum severler için genel tavsiyemiz;yeni aldığınız balıklar için ısısı arttırılmış ve ilaçlı olan küçük bir karantina akvaryumuna sahip olmanızdır.Bunu uygulayabildiğiniz sürece hem yeni balıkların iyileştiğini hem de eski balıklarınıza gelebilecek zararı en aza indirmeye başladığınızı fark edeceksiniz.

  Balık Hastalıkları

  Beyaz benek:Özellikle deri ve solungaçlarda gözle görülebilir beyaz noktacıklar şeklinde ortaya çıkar.Parazit en olgun haline ulaştığında patlayarak yerinde bir delik bırakır.Bunu yapan parazit su kaybına sebep olur. Tropik karma akvaryumlarda 12-18 saat içinde hemen tüm balıklara bulaşır. Balıkların çoğu parazitlerle barış içinde yaşarlar ama huzursuzluğu kapıldıklarında bağışıklık sistemleri çöker ve bu parazitler çoğalır.Hazır olarak satılan ilaçlara düzenli kullanıldıklarında 3 gün içinde cevap veren bu hastalık başladığı ilk gün fark edildiğinde bulaşmaması konusunda etkili olunabilir. Bu tip hastalıklar için akvaryum malzemeleriniz arasında mutlaka bir beyaz benek ilacını hazır tutmanızda fayda vardır.Aynı hastalık deniz balıklarında da görülmektedir.

  Gri salgı hastalığı:Belirtileri beyaz benek hastalığındakilerle hemen hemen aynıdır.Aynı hastalık deniz balıklarında da görülür. Bu hastalığa neden olan parazitler ise ancak mikroskop altında görülebilirler.Balıklar,bu parazitlere tepki verirlerken renkleri solar ve hastalığa adını veren büyük miktarda salgı üretirler. Bu hastalığın tedavisi beyaz benek kadar kolay değildir.çünkü bu parazitler,tedaviye karşı direnç gösterirler,çözümlerin başında formalin banyosu gelir;bu konuda hekiminizden yardım almalı hastalığı ilerlemeden önceki dönemde kontrol altına almaya çalışmalısınız.

  Mantar hastalığı:Özellikle göz,ağız,yüzgeç ve solungaç çevresinde beyaz pamukçuk-yün şeklinde büyümelerle kendini gösterir.Mantar enfeksiyonları daha çok zayıf düşmüş,yaralanmış balıkları etkiler ve bulaşır. Genel dezenfektan’dan çok Mantar hastalığı için hazırlanmış özel ilaçlarla düzenli tedavi sonucu kesin çözüm alınabilir.

  Yüzgeç(kuyruk)çürümesi:Bu hastalığın nedeni saldırgan yüzgeç yiyicileridir. Akvaryumunuz temiz değilse iyileşmesi zor olabilir.Hazır olarak satılan ilaçlar,fark edilebilen erken dönemlerde sonuç verecektir.

  Solungaç Parazitleri:Normal olan balık birdenbire akvaryumun tabanında saklanmaya başlar. Olduğu yerde sallanabilir, rengi koyulaşmıştır, gözleri kararmıştır, ve çok sık nefes alıyordur. Bazen tabandan fırlar, özellikle solungaç kısımlarını dekorasyonlara sürter. Alt ön yüzgeçlerini oynatır. Bazen yüzeye yakın çıkar ve hareketsiz durarak daha iyi nefes almaya çalışır. Solungaçlar ilk zamanlarda çok açılır, son devrelerde ise balık solungaçlarını açmadan nefes almaya çalışır. Solungaçlara çok yakından baktığınızda parçalanmış kısımlara rastlayabilirsiniz. Bu semptomlardan kısa bir süre sonra balıklar ölmeye başlar. Dışta gözle görülür bir anormallik olmaz genelde, belki balığın zayıf düşmesine bağlı olarak mantar-bakteriyel enfeksiyonlar gelişebilir, ama genelde bu enfeksiyonlar balığın ölmesine yakın oluşur. Yukarıda belirtilen semptomlardan özellikle göz kararması ve sık nefes almaya dikkat edilmelidir. Solungaç parazitleri normalde yetişkinlere zarar vermeseler de kötü su koşulları, bakımsız bir akvaryum, veya tankın kaldıramayacağı kadar çok balık sayısı sayılarında tam anlamıyla bir patlama yaratır. Formalin tedavisi ve düzenli bir bakım ile kısa sürede sonuç alabilirsiniz.

  Patojenik Bakteri Hastalıkları:Balıkların dirençlerinin düşük olduğu durumlarda vücuda yerleşerek hastalığı oluşturmaya başlarlar. Yüzgeçten kuyruğa,ülserden kan zehirlenmesine kadar görülen bakteriyel hastalıklar(vücudun kızarmasıyla ortaya çıkar)ile sıklıkla karşılaşılır.İthal edilen yada toptancılardan satıcı firmalara gelen balıkların %70’inde bu rahatsızlıklara rastlanır. Karantina akvaryumu uygulaması balık kayıplarını minimuma indirecektir.

  Tüberküloz::Herhangi bir balığı etkileyebilir,zayıflama ve bazı durumlarda ülserli şişliklerin görülmesi sık rastlanan bir durumdur.Tüberküloz akvaryuma bir kez girdiğinde genellikle hızla yayılır.Bu nedenle hasta,ölmüş yada ölmek üzere olan balıkları akvaryumdan bir an önce ayırmalısınız. Nadir durumlarda insanları da etkileyebilen bu hastalık ile karşılaştığınız durumlarda ellerinizi iyice dezenfekte etmelisiniz.

   Bazı Balık Resimlerini Görmek İçin Buraya Tıklayınız.

Ana Menü

www.BiyolojiDunyasi.com  © 2004-2011 Her hakkı saklıdır. Sponsored by:Markum.net  sitemap Dost Site Ekle  |  Reklam  |  Site Haritası