Anasayfa  |  Favorilerime Ekle  |  Hakkımızda  | İletişim  |  Site HaritasıReklam Bugün:   
Aktif Ziyaretçi: 1  
Taksonomi
Virüsler
Bakteriler
Mavi-Yeşil Algler
Protistalar
Mantarlar
Bitkiler
   Çiçeksiz Bitkiler
   Çiçekli Bitkiler
Hayvanlar
   Süngerler
   Sölentereler
   Yumuşakçalarlar
   Solucanlar
   Eklembacaklılar
   Derisidikenliler
   Balıklar
   Kurbağalar
   Sürüngenler
   Kuşlar
   Memeliler
Genetik
Ziraat
Ekoloji
Biyoteknoloji
Komikler
Kitaplık
Bulmaca
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversite Adresleri
Dost Siteler
Şifalı Bitkiler
Besinler ve Beslenme
Hastalıklar
Vücudumuz
Vücudumuzdaki Sistemler
Anatomi Atlası
Anatomi Levhaları

 » BİYOTEKNOLOJİ NEDİR?

  Artık fizik için veda şarkıları yazmanın zamanı geldi. Silikonu bilgisayara çeviren, atomu paramparça eden fizik, yerini olağanüstü ve etkileyici bir bilim dalına bırakıyor: Biyoteknoloji...

  1897 yılında elektronun icadının hemen arkasından teknoloji ve buna bağlı tüm bilim dallarında bizi bugüne getiren bilim dalı fizik; emekli olmak üzere. Ancak unutmamak gerekir ki fiziğin desteğiyle biyoteknoloji bugünkü tahtına oturdu. İnsan ırkı artık hastalıkların tedavisinde fizikten fazla destek almayacak. Biyoteknoloji ve genetik bilimi tıpta ve tedavide söz sahibi oluyor. İnsan ırkı 3 milyar çift kimyasal koda sahip 100 bin genin DNA'mızda gizli olduğunu buldu ve bunları teker teker açığa çıkartarak her bir çiftin bir hastalığa ya da genetik bozukluğa çare olabileceğini keşfetti.

  Yüzyılın başından bu yana hemen her şeyin çaresini ilaçlarda veya iğnelerde arayan tıp ve buna bağlı olarak fizik yavaş yavaş kabuk değiştiriyor. 1918 yılındaki grip salgınının 20 milyon kişinin hayatına mal olmasının ardından antibiyotiklerin üzerine giden ve daha pek çok hastalığın çaresini ilaçlarda arayan bilim dalları bunda oldukça da başarı sağladılar. Ancak işin rengi değişiyor. 20'inci yüzyılın ilaçları pek çok hastalığa çare olsa da, sağlıklı insanların yaşam sürelerini uzatabilmede pek yol kat edemedi. Gelecek neslin ise genetik mühendisleri sayesinde böyle bir şansı olacak. Çocuklarımız, (belki ürkütücü ama heyecan verici) kendi çocuklarının cinsiyetlerini, davranışlarını ve hatta zekalarını daha onlar doğmadan, cenine programlayabilecek. Kendilerini kopyalayabilecek veya çok beğendikleri bir ünlünün tüm özelliklerini embriyolara nakledebilecekler. 5 milyon yıllık insanlık tarihi içinde insanların maymundan ayrışarak bugüne evrimleşmesini sağlayan DNA moleküllerindeki değişim, sadece yüzde 2 dolaylarında. Ancak önümüzdeki yüzyılda yeni yaşam biçimleri yaratmak tamamen elimizde olacak. Bu yaşam biçimlerine kendi isteklerimiz doğrultusunda şekil verebilecek seviyeye gelmiş bulunuyoruz.

  Biyoteknoloji kavramı, ilk kez 1919 yılında Ereky tarafından kullanılmıştır. Biyoloji ve teknoloji alanındaki gelişmeler, hiç kuşkusuz kavramın kapsamını genişletmiş; anlamını zenginleştirmiştir.



www.BiyolojiDunyasi.com  © 2004-2011 Her hakkı saklıdır. Sponsored by:Markum.net  sitemap Dost Site Ekle  |  Reklam  |  Site Haritası